Her sene olduğu gibi bu sene 18 Mart’ı çoşkuyla ve gururla anmamıza çok az kaldı. Evet, çok değil 14 gün sonra Çanakkale Deniz Zaferinin 93. yıl dönümünde o kahramanlık destanını ve bu destanı yazan şehitlerimizi yad edeceğiz. Bu zafer bir milletin maneviyatı ile, Vatan ve Allah sevgisi ile kazandığı bir savaşta yazılmış bir destanın sonucudur. Çanakkale Zaferi, Osmanlı İmparatorluğunun dünya devletlerine karşı kazandığı son deniz zaferidir.
Avrupanın o dönemde ileri gelen devletleri ve bunlara bağlı sömürge ülkelerin askerlerinden oluşan kalabalık bir ordu ile, Osmanlı’nın dağıtılması planını hayata geçirmek için Çanakkaleyi kilit bölge olarak seçmişlerdi. Planlarına göre Çanakkale düşerse gemilerle İstanbula ve kara birlikleri ile Çanakkaleden Anadoluya geçmeleri kolaylaşacaktı. Peşlerine düştükleri iki Alman zırhlı gemisinin Osmanlıya sığınmasını sebep göstererek dönemin modernize edilmiş filolarını Çanakkale boğazına getirmişlerdi.
Bozguna uğrayan ve yenilen batılı devletleriniçinde bulunduğu durumu değerlendiren dönemin ABD İngilteredeki büyükelçisi Pedj şunları söylüyordu;
“Dünyanın en modernize orduları ve askerleri, Çanakkalede siyasetçilerin keyfine feda edildi.”
Gelelim o güne, 18 Mart 1915‘e.. Öğle suları. Saat 11:00 civarında önceden “mayınsız” ve Temiz olduğu bildirilen Çanakkale boğazına 1 rus kruvazörü, 4 Fransız fırkateyni ve 14 İngiliz savaş gemisi giriş yaptı. Fakat işgal ordularının bilmedikleri bir şey vardı. Turk Donanmasının tarihe geçmiş kahramanlarından Nusret Mayın Gemisi ve mürettebatı 18 Mart sabahı güneş doğana kadar 26 adet mayını Çanakkale boğazına ihtimamla yerleştirmişlerdi. Mayınların yerleştirildiği yer “Karanlık Koy” olarak anılmaktadır.
18 Mart akşam saatlerinde işgal kuvvetlerinin 8 gemisi batırılmış yada savaş dışı (yan yatmış) bırakılmıştı. Kendilerini medeniyetin temsilcisi olarak gören işgal kuvvetleri o günü 1273 ölü ve 647 yaralı ile tamamladılar. Ve geldikleri gibi gittiler.
Türk donanmasında ise 5 subayımız ve 119 askerimiş şehit olmuştur. Kendinden emin, zafer kazanacaklarından şüphe duymadan Çanakkaleye gelen işgalcilerin Türk milletinden yedikleri bir tokattır Çanakkale Zaferi.
Tarihimizin gurur tablolarından biri olan bu şanlı güne hakettiği değeri verelim. Resmi tatil kapsamına alınması beni çok sevindirdi. Zira Çanakkale sıradan bir deniz zaferi değildir. Azmin, maneviyatın ve aynı yola başkoymuş bir milletin, kendisinden kat kat güçlü bir orduya karşı kazandığı ibretlik bir destandır. Tarihe “Çanakkale Geçilmez” deyimini kazandırmıştır. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 93. yıldönümü şimdiden kutlu olsun!
