ÖSYM BaÅŸkanı Ünal YarımaÄŸan 2010′da uygulanacak ve ÖSS yerine geçecek yeni sistemin tüm ayrıntılarını anlattı. Yeni sistemi alanlarında uzman Burak Kılanç ve Cihan YeÅŸilyurt yorumladı.
Üniversiteye giriÅŸ sistemi, hem kiÅŸilerin hem de ülkenin geleceÄŸi açısından hayati önem taşıması nedeniyle, kamuoyu gündemini hep meÅŸgul eder. Sistemin açıkları, artıları, eksileri, geliÅŸtirilmesi, iyileÅŸtirilmesi, hatta sil baÅŸtan deÄŸiÅŸtirilmesi farklı kiÅŸi ve kurumlar tarafından tartışılır. Bizler de yaptığımız iÅŸ ve uzmanlığımız nedeniyle bu tartışmaların kenarında, köÅŸesinde hatta bazen odağında yer alırız.

ÖSYM BaÅŸkanı Prof. Dr. Ünal YarımaÄŸan, yeni sistemin ayrıntılarını anlattı. 2010 yılında uygulamaya konulacak sistem ÅŸu ankinden büyük farklılıklar taşımıyor. Ancak resmin detaylarında önemli deÄŸiÅŸikler var. ÖSYM’nin sistemi oluÅŸtururken önceliklerinin ne olduÄŸunu ÅŸöyle özetleyebiliriz:
* ÖÄŸrenciler üzerindeki zaman baskısının ortadan kaldırılması,
* Sınavın tek oturum yerine birden çok oturumda yapılarak öÄŸrencilerin kısa zaman içinde birbirinden çok farklı konulardaki sorulara cevap vermek zorunda kalmalarının önlenmesi,
* Ders grubu baÅŸarısı yerine ders baÅŸarılarının (matematik, fizik, kimya, biyoloji) tekil ölçülmesi,
* Üniversite programlarına ders grubu baÅŸarısına göre deÄŸil, tekil ders baÅŸarılarına göre yerleÅŸtirme yapılması ve böylece doÄŸru nitelikteki adayların doÄŸru bölümlere yerleÅŸmesinin saÄŸlanması,
* Açık uçlu soru sistemine geçilmeden önce saÄŸlam bir altyapı oluÅŸturulması.

Katsayı belirsizliÄŸi sürüyor aday lehine deÄŸiÅŸim yolda
2010 sistemi ile ilgili henüz belli olmayan en önemli konu ‘yerleÅŸtirmeye esas puanlar hesap edilirken, okul puanlarının çarpıldığı katsayıların ne olacağı’ sorusu. Mevcut sistemde 0.3 ve 0.8 olan bu katsayıların nasıl deÄŸiÅŸeceÄŸi ile ilgili belirsizlik sürüyor. BilindiÄŸi üzere, öÄŸrencilerin yerleÅŸtirmeye esas puanları (mevcut sistemdeki Y-ÖSS puanı), sınavda gösterdikleri baÅŸarıya göre belirlenen puana (mevcut sistemdeki ÖSS puanı) okuldan gelen puanlarının (mevcut sistemdeki AOBP) eklenmesi ile hesaplanıyor.

KATSAYI ETKİSİ AZALACAK
Okul puanının eklenmesi sırasında kullanılan katsayı adayın mezun olduÄŸu lise alanına ve tercih ettiÄŸi bölüme göre belirleniyor. Her ne kadar bu konu, önceki yıllarda, daha çok salt imam-hatip lisesi ve meslek lisesi mezunlarının bir derdi olarak kamuoyuna yansıtılmış olsa da, tüm adaylar için geçerli bir gerçek. Örnek vermek gerekirse, fen lisesini okul birincisi olarak bitiren bir öÄŸrenci, EA-2 puan türünde Türkiye birincisi olsa bile, sistem gereÄŸi puanı bir devlet üniversitesinde hukuk fakültesini kazanmaya yetmiyor.
Bu konuda Prof. YarımaÄŸan, katsayının tamamen kalkmasının beklenmemesi gerektiÄŸini, ancak 0.3-0.8 arasındaki makasın daraltılarak, adayların lehine bir düzenleme yapılmasının daha olası ve yerinde bir geliÅŸme olacağını belirtiyor.

Üniversite adaylarını ne bekliyor?
2010 sistemi, 2006′da baÅŸlayan tek oturumlu iki aÅŸamalı sistemin, iki aÅŸamalı çok oturumlu sisteme dönüÅŸmesinden baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil.
YarımaÄŸan’ın açıklamalarından 2010′daki ilk aÅŸama sınavın nisan ayının ilk yarısında (4 veya 11 Nisan), ikinci aÅŸama sınavlarının ise haziran ayının son yarısında iki ardışık hafta sonu (20-21 ve 27-28 Haziran) yapılacağını anlıyoruz. YGS’nin içeriÄŸinin ÅŸu anda uygulanmakta olan ÖSS birinci bölüm içeriÄŸi ile aynı olacağı ve ortak müfredat konularını içereceÄŸi anlaşılıyor. Bu sınavda dört farklı test uygulanacak: Temel Matematik, Türkçe, Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri. Henüz kesinlik kazanmamış olsa da, YGS’de adaylara her test ayrı bir kitapçık olarak dağıtılacak ve her testin kendi süresi olacak.

YGS’ye girecek aday sayısının çok olması nedeniyle pratikte bu zor olabilecek. Ancak YGS’de olmasa bile, LYS’de ders bazında ayrı soru kitapçığı ve uygulaması yapılacak.
Sınavdaki soru sayıları henüz belli deÄŸil ancak, sürenin 180 dakika olması soru sayısının da yine her testte 45 olacak ÅŸekilde toplam 180 olması büyük bir olasılık.

YGS sonunda adayların 3 puanı hesaplanacak: Sözel, Sayısal, EÅŸit Ağırlık.
Puanların hesaplanma yöntemi henüz netlik kazanmadı. Bugün uygulanmakta olan hesaplama mantığının korunacağı anlaşılıyor. Sadece, halen en düÅŸük 100 en yüksek 300 olan ÖSS puan aralığının deÄŸiÅŸtirilmesi söz konusu olabilir (100-500 ya da 500-1000 gibi)

Detayları henüz netlik kazanmamış olsa bile, YGS’de bir ya da iki baraj puan olması öngörülüyor (Åžu andaki sistemde 145 ve 160′a karşılık gelen). Bu baraj puanlardan düÅŸük olanı geçenler, açıköÄŸretim önlisans ve lisans programlarına yerleÅŸebilecekler ve iki yıllık meslek yüksekokulu önlisans programlarını (sınavsız geçiÅŸten sonra boÅŸ kalan kontenjanlar için) tercih edebilecekler.

Prof. YarımaÄŸan, bazı lisans programlarına da (özellikle bazı meslek lisesi alanlarının devamı niteliÄŸinde olup, ilgili meslek lisesi mezunlarının ek puan aldığı programlar) LYS’ye girmeye gerek kalmadan YGS ile yerleÅŸmesinin söz konusu olabileceÄŸni, bunun detaylarınınsa henüz netleÅŸmediÄŸini belirtti.
YGS’de ikinci ve daha yüksek baraj puanı geçen adaylar LYS’ye girme hakkı kazanacaklar. Bu konuda, Prof. YarımaÄŸan, Sözel, Sayısal ve EÅŸit Ağırlık YGS puanlarından herhangi birinden barajı aşıyor olmanın yeterli olacağını söyledi. Yani örneÄŸin, YGS’de sadece Sözel’den barajı geçen bir aday LYS’de sayısal alan ile ilgili testlere de girebilecek.

Puan türlerinde enflasyon
YENİ sistemde, puan türlerinde beklenen artış, ‘uygun vasıftaki adayı uygun bölüme yerleÅŸtirme’ açısından saÄŸlıklı ve etkin bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor.
LYS sonunda 4 temel puan grubu oluÅŸacak:
* TM (Türkçe Matematik) (bugünkü sistemde EA-2′ye karşılık geliyor)
* MF (Matematik-Fen) (bugünkü sistemde SAY-2′ye karşılık geliyor)
* TS (Türkçe-Sosyal) (bugünkü sistemde SÖZ-2′ye karşılık geliyor)
* DİL (Yabancı Dil) (bugünkü sistemde DİL’e karşılık geliyor)
İşte bu noktada belki de yeni sistemin getirdiÄŸi en önemli deÄŸiÅŸiklik karşımıza çıkıyor. ÖSYM her puan grubunda alt puan türleri belirleyecek. ÖrneÄŸin MF grubu içinde MF1, MF2, MF3…. ÅŸeklinde çok sayıda (alt) puan türü hesaplanacak. Puan türleri arasındaki fark, derslerin ağırlıklarıda olacak.

AĞIRLIK BELLİ DEĞİL
Hangi puan türünde, hangi dersin ne kadar ağırlıklı olacağı belli deÄŸil. Yeni uygulamada amaç, bölümlere yerleÅŸecek adayların baÅŸarılarını bölümlerin beklentileri ile örtüÅŸtürmek. Örnek vermek gerekirse Mimarlık ile Biyoloji bölümlerini ele alalım. Åžu andaki sistemde bu iki bölüm de SAY-2 puanı ile öÄŸrenci alıyor. Ancak iyi bir mimar olabilmek için bilinmesi gereken biyoloji bilgisi ile iyi bir biyolog olmak için bilinmesi gereken biyoloji bilgisi doÄŸal olarak birbirinden farklı ve ÅŸu andaki sistemde bu ayrıştırılamıyor. Yeni sistem ile bu ayrışma yapılabilecek.

Bu konuda merak edilebilecek bir konu, aynı isimli bölümlerin puan türlerinin ayrı olup olamayacağı. Prof. YarımaÄŸan, aynı isimli bölümlerin farklı puan türü ile öÄŸrenci almayacağını belirtiyor. ÖrneÄŸin bazı inÅŸaat mühendisliÄŸi bölümleri söz gelimi MF4 ile öÄŸrenci alırken diÄŸer inÅŸaat mühendisliÄŸi bölümleri MF5 ile öÄŸrenci almayacaklar.

Puan türlerindeki bu çeÅŸitlenmenin ardından, dershanelerin sunacakları ürün/hizmet paketlerinde de önemli bir çeÅŸitlenme söz konusu olabilir. 2010′dan itibaren ‘Tıp Fakültelerine hazırlık için Butik Dershaneler’, ‘Hukuk Bölümleri için Özel Sınıflar’ ÅŸeklinde ilanlar ile karşılaÅŸmamız sürpriz olmayacaktır.

5 farklı Lisans Yerleştirme Sınavı
LİSANS YerleÅŸtirme Sınavları, içerik olarak ÅŸu anda uygulanmakta olan ÖSS ikinci aÅŸama sınavından farklı olmayacak. Ancak sınav uygulamasında önemli deÄŸiÅŸiklikler var.
5 farklı LYS yapılacak:
* LYS-1 : Matematik Sınavı (Matematik, Geometri)
* LYS-2 : Fen Bilimleri Sınavı (Fizik, Kimya, Biyoloji)
* LYS-3 : Edebiyat-CoÄŸrafya Sınavı (Türk Edebiyatı, CoÄŸrafya-1)
* LYS-4 : Sosyal Bilimler Sınavı (Tarih, Coğrafya-2, Psikoloji/Sosyoloji/Mantık)
* LYS-5 : Yabancı Dil Sınavı (Almanca / Fransızca / İngilizce)
ÖSYM, LYS’leri haziran ayının ikinci yarısında iki ardışık hafta sonu yapmayı planlıyor. Temel ilke, bir günde bir sınav yapılması. Bu çerçevede, kesin olmamakla birlikte 20 Haziran Cumartesi günü LYS-1, 21 Haziran Pazar LYS-4, 27 Haziran Cumartesi günü LYS-2, 28 Haziran Pazar LYS-3 sınavlarının yapılması beklenebilir.Yabancı Dil Sınavı’nın (LYS-5′in) ne zaman uygulanacağı konusu net deÄŸil.
LYS’lerin uygulanmasında, derslerin test kitapçıkları ayrı ayrı olacak ve her ders için belli bir süre ayrılacak. ÖrneÄŸin LYS-2′de Fizik, Kimya, Biyoloji için üç ayrı kitapçık olacak. Her testte sorulması planlanan soru sayısı (kesin olmamakla birlikte) 80-100. Her test için ayrı süre verilecek. Mesela önce fizik testi dağıtılacak, süre baÅŸlayacak, süre sonunda fizik testi toplanacak, sonra kimya testi dağıtılacak.
LYS-4 testi ile ilgili bir detayı açıklamakta fayda var. Bu testte yer alan Psikoloji/Sosyoloji/Mantık testi tek kitapçık olarak uygulanacak.
Yine LYS-1 testi ile ilgili bir detay önem taşıyor. Bu sınavda Matematik ve Geometri testleri ayrı kitapçık olarak uygulanacak.

YGS performansı LYS puanını etkileyecek
ADAYLARIN en çok merak ettiÄŸi konular arasında LYS puanlarına, YGS performansının etkili olup olmayacağı var. Bu konuda her ne kadar YÖK tarafından daha önce yapılan açıklamada LYS puanları hesaplanırken YGS’nin sadece temel-Matematik ve Türkçe testlerinin sonuçlarının dikkate alınacağı belirtilmiÅŸse de, Prof. YarımaÄŸan, eÄŸitim çevrelerinden gelen öneriler doÄŸrultusunda YGS’deki tüm testlerin LYS puanında dikkate alınacağını belirtti. BilindiÄŸi üzere, ÅŸu andaki sistemde birinci bölüm testlerinin ikinci puan türleri üzerindeki ağırlığı % 55-60 civarında. Yeni sistemde bu oranın % 35-40 civarında olacağı, Ünal Hoca’dan aldığımız detay bilgiler arasında.

Problem de çözerim edebiyat da bilirim
PSİKOLOJİ, hukuk, sosyoloji gibi bölümlerin puan türü (EA) kamuoyunda hep tartışılagelmiÅŸtir. 2010 sistemi bu tartışmalara son verecek olanaklar sunabilir.
Ülkemizde gerek öÄŸrenciler, gerek veliler ve gerekse kurumlar (üniversiteler, dershaneler, liseler) arasında sözel alandan bir kaçış var. Çok yaygın bir eÄŸilim olarak, baÅŸarılı öÄŸrenciler Fen Bilimleri (Sayısal) alanına, sayısalda zorlanacağı düÅŸünülenler Türkçe-Matematik alanına, arta kalanlar ise Sosyal Bilimler alanında yönlendiriliyor. Bu durumda sözel öÄŸrencileri ancak lise 1′deki genel matematik dersini geçebilecek seviyede matematik bilgisi ile liseden mezun olup mesela üniversitelerin sosyoloji bölümüne talip oluyorlar. BeÅŸeri bilimlerde istatistik uygulamalar fazlası ile gerekli olduÄŸu için, sözel alanlardaki üniversite bölümlerinin de beklentisi gelen öÄŸrencinin makul düzeyde matematik bilgisine sahip olması. Sözel mezunlarından bu anlamda memnun olmayan üniversite bölümleri, buna bir çare olarak puan türlerini deÄŸiÅŸtiriyor. Yıllar içinde hukuk, arkeoloji, sosyoloji, psikoloji gibi bölümlerin puan türlerinin sözelden eÅŸit ağırlığa deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ olması tamamen bu nedene dayanıyor. Matematik çözümleme yapılması gerekliliÄŸi nedeni ile bazı Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri’nin bile EA puan türüne sıcak baktıklarını duyuyoruz.
Prof. YarımaÄŸan, 2010 sisteminde uygulamaya geçecek puan çeÅŸitlendirmeleri ile, üniversitelerin bu beklentilerinin karşılanabileceÄŸini belirtiyor. Ancak, üniversiteye giriÅŸ aÅŸamasındaki puan süzgeçleri ile ‘matematikten anlayan’ sözelcileri seçmek yerine, müfredat düzenlemeleri ile liseden mezun olacak tüm sözelcileri saÄŸlam bir matematik altyapısı ile donatmanın daha doÄŸru olacağını da belirtiyor.

AOBP’nin puanlar üzerindeki etkisi?
YAPTIÄžIMIZ sohbet sırasında Ünal Hoca’nın özellikle üzerinde durduÄŸu konuların başında AOBP yani Ağırlıklı Orta ÖÄŸretim Puanı’nın hesaplanması ve yerleÅŸtirme puanlarına katkısı yer aldı.
Åžu andaki kanuni düzenlemeler gereÄŸi, üniversiteye yerleÅŸtirmede lise baÅŸarısının dikkate alınması bir zorunluluk. Ancak katkının nasıl hesaplanacağı yöntemi konusunda bir zorunluluk bulunmuyor. ÖSYM’nin bu konudaki kurumsal tecrübesinin çok büyük olduÄŸunu belirten Prof. YarımaÄŸan, AOBP hesaplarının tüm adaylara hakkaniyetli bir ÅŸekilde uygulanabilmesi için çok titiz çalıştıklarını belirtti. YarımaÄŸan, 2006′da yapılan bilimsel bazlı hesaplama formülasyon deÄŸiÅŸikliÄŸi ile bazı lise yöneticilerinin hesaplama förmüllerindeki açıklardan faydalanmak üzere yaptıkları bir takım ‘oyunları’ da bertaraf ettiklerini söyledi.

Mevcut ÖSS sisteminde AOBP’nin toplam puana katksı yaklaşık %20. Prof. YarımaÄŸan, bu oranın düÅŸürülmesi konusunda ortaya atılan fikirlerin çok dikkatli deÄŸerlendirilmesi gerektiÄŸini düÅŸünüyor. Bu oranın %15′in altına çekilmesi durumunda özellikle ülkemizin az geliÅŸmiÅŸ yörelerindeki öÄŸrencilerin üniversiteye yerleÅŸme ÅŸansının çok zayıflayacağı anlaşılıyor.

Hedef, sınavsız lisans programları
ÖSS maratonu içindeki stres dolu günlerde her ne kadar adaylar ve aileleri bazen Prof.Dr. Ünal YarımaÄŸan’a kızıp serzeniÅŸte bulunsalar da, Ünal Hoca’nın ÖÄŸrenci Seçme ve YerleÅŸtirme Sistemi ilgili hayalleri ve hedefleri, adayları sevindirecek. İşte o hayal!
* Baraj puanlar olmayabilir. ÖSS, YGS, LYS
sonuç olarak bir sıralama sınavıdır.
* Bazı lisans programlarına sınavsız girilebilmelidir.
* LYS, öÄŸrencilerin gerçek akademik niteliklerinin ölçecek ÅŸekilde açık uçlu sorular ile yapılabilir.
Özellikle açık uçlu sorular ile üniversiteye yerleÅŸtirme yapılması konusunda yurtdışındaki uygulamaları incelediklerini ve bazılarını yerinde gidip gördüklerini anlatan YarımaÄŸan, 2010′dan sonra LYS’ye girecek aday sayılarının düÅŸmesini beklediklerini, oturuma giren aday sayısının 500 binden az olması durumunda, o oturum ile ilgili testlerde açık uçlu sorular sorabileceklerini belirtiyor.

AkÅŸam